Tr
arama
DUYURU
2017 YILI ORTA OKUL KUR'AN-I KERİM MEALİ VE HADİS BİLGİ YARIŞMASI
13.01.2017

NURHAK KAYMAKAMLIĞI HİMAYESİNDE İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ VE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNÜN İŞBİRLİĞİ İLE ÖĞRENCİLERİMİZİ DİNİ KULLANAN TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TUZAĞINA DÜŞÜRMEMEK İÇİN ÖĞRENCİLERİMİZİ DİNİN ASIL KAYNAKLARI OLAN KUR’AN VE HADİSLERLE TANIŞTIRMAK VE KUTLU DOĞUM HAFTASI ETKİNLİKLERİ ÇERÇEVESİNDE 2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA İLÇEMİZDE EĞİTİM GÖREN LİSE VE ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİ ARASINDA YAPILACAK OLAN MEAL VE HADİS YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

A-Yarışma esasları:

1-      Yarışma sınavı 24.03.2017 tarihinde yapılacaktır.

2-      Yarışma için belirlenecek olan ayet ve hadislerin tespiti, sorulacak soruların hazırlanması ve soruların sınav gününe kadar korunması ile cevap kâğıtlarının değerlendirilip sonuçların ilan edilmesi, ilçe müftülüğü tarafından yapılacaktır.

3-      Yarışma sınavının hangi okullarda yapılacağı, görevlendirilecek öğretmen ve görevlilerin tespit edilmesi, sınavın yapılacağı gün soruların müftülükten teslim alınarak sınav salonlarına güvenle ulaştırılması, sınavın yapılması ve cevap kâğıtlarının müftülüğe teslim edilmesi, ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından yapılacaktır.

4-      Yarışma, lise öğrencileri ve ortaokul öğrencileri arasında ayrı ayrı olmak üzere iki kategoride yapılacaktır.

5-      Lise öğrencileri için sorular,  belirlenen 100 ayet meali ve 100 hadis tercümesi içerisinden, 50 soru ayet mealinden, 50 soru da hadis tercümesinden olmak üzere toplam 100 soru şeklinde olacaktır.

6-      Ortaokul öğrencileri için belirlenen 80 ayet meali ve 80 hadis tercümesi içerisinden, 40 soru ayet mealinden, 40 soru da hadis tercümesinden olmak üzere toplam 80 soru şeklinde olacaktır.

7-      Sınav süresi lise öğrencileri için 120 dakika, ortaokul öğrencileri için 100 dakika olacaktır.

8-      Sorular, çoktan seçmeli test usulü ile yapılacak olup, lise öğrencileri için 5 şıklı, ortaokul öğrencileri için 4 şıklı olacaktır.

9-      Puanlama, Lise öğrencileri için her doğru cevap 1 puan, ortaokul öğrencileri için her doğru cevap 1.25 puan değerinde olup, 4 yanlış bir doğruyu götürecektir.

10-   Dereceye giren öğrencilerin puanlarının eşit olması durumunda, doğrusu fazla olan, doğruların da eşit olması durumunda yanlışı az olan tercih edilecektir. Yanlışların da eşit olması durumunda derecelendirme Kur’a ile belirleme yapılacaktır.

B-Ödüller:

   Lise öğrencileri ve ortaokul öğrencileri için ayrı ayrı olmak üzere

1-      1.Olan öğrenciye bin (1000) TL

2-      2.Olan öğrenciye yediyüzelli  (750) TL

3-      3.Olan öğrenciye beşyüz (500) TL

4-      Ortaokul ilk 20 Öğrenci Gezi (Çanakkale veya İstanbul)

Lise İlk 20 Öğrenciye Gezi (Çanakkale veya İstanbul)

5-      Ortaokul 21-40 Arası Öğrencilere Piknik

Lise  21-40 Arası Öğrencilere Piknik

C-Yarışmaya Başvuru:

Yarışmaya katılmak isteyen tüm ortaokul ve lise öğrencileri, 03.03.2017 tarihine kadar başvurularını eğitim gördükleri okul müdürlükleri aracılığı ile ilçe milli eğitim müdürlüğüne yapacaklardır.

   

ORTA OKULLAR  İÇİN 80 AYET MEALİ

1.      (Bakara- 110)Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.

2.      (Bakara,128) “Rabbimiz!Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen , tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”

3.    (Bakara 155) Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

4.      (Bakara- 168) Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

5.      (Bakara 186)  Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

6.      (Bakara 201) Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.

7.      (Bakara,267)  Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah her bakımdan zengindir, övülmeye lâyıktır.

8.      (Bakara,268)  Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet vadediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

9.      (Âl-i İmrân,29) De ki: “İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi,  yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”

10.  (Âli İmrân 31) De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

11.  (Âli İmrân 110)  Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.

12.  (Âli İmrân 133-134) Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.

13.  (Âli İmrân 145) Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

14.  (Âli İmrân 180) Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

15.  (Nisâ 10)  Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

16.  (Nisâ 36) Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

17.  ( Nisâ 42)  O kıyamet günü, Allah'ı inkâr edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.

18.  (Nîsâ58) Allah, size, emanetlerimutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

19.  (Nisâ 65)Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerdeseni hakem yapıp, sonra da  verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın,  tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe  iman etmiş olmazlar.

20.  (Nîsâ 69)  Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır!

21.  (Nisâ86)  Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.

22.  (Nisâ 93)  Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

23.  (Nîsâ 140)Oysa Allah size Kitap’ta (Kur'an'da) "Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.

24.  (Nîsâ 148) Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

25.  (Mâide 8) Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha  sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

26.  (Mâide 55) Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resûlüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren mü'minlerdir.

27.  (Mâide 89) Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah size âyetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.

28.  (Mâide 90)Ey iman edenler! (Aklı örten ) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. 

29.  (En’am 120)   Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

30.  (A’raf 32) De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında mü'minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz."

31.  (Enfâl 2) Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetlerikendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.

32.  (Enfâl 22) Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

33.  (Enfâl  29)Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmektensakınırsanız; O,size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, si­zi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.

34.  (Tevbe 18) Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.

35.  (Tevbe 60) Sadakalar (zekâtlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

36.  (Tevbe 67) Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip, iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

37.  (Tevbe 71) ᅠMü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

38.  (İbrâhîm3)Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

39.  (İbrahim 34) O, İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

40.  (Nahl  90) Şüphesiz Allah, adaleti, iyiliği, yakınlara yardım etmeyi emreder;hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.

41.  (Nahl 99-100) Gerçek şu ki; şeytanın,inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur. Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

42.  (İsra 23-24) Rabbin,kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi,anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti.Eğer onlardan biri,ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa,sakın onlara “öf!" bile deme;onları azarlama;onlara tatlı ve güzel söz söyle.Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki:"Rabbim!Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”

43.  (İsra 26-27) Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.

44.  (İsra 36)   Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

45.  (İsrâ 100 ) De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir.”

46.  (Kehf 23-24) Hiçbir şey hakkında sakın ”Yarın şunu yapacağım” deme! Ancak “Allah dilerse yapacağım” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve “umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır” de.

47.  (Meryem 59) Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

48.  (Taha 124) Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.

49.  (Enbiya 22 )Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlarolsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki Arş'ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.

50.  (Enbiya 47) Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

51.  (Müminûn 1-5) Mü'minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.Onlar ki, zekatı  öderler. Onlar ki, ırzlarını korurlar.

52.  (Nur 22) İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

53.  (Nur 36-37)Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alış verişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

54.  (Nur 58)Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar ve sizden henüz büluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

55.  (Furkan 27-28)ᅠO gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: "Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım!""Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!"

56.  (Furkan 68)ᅠOnlar, Allah ile beraber başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah'ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.

57.  (Kasas 77)  Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez.

58.  (Ankebût 64)  Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!

59.  (Rum 21) Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

60.  (Rum 22) Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.

61.  (Lokman 18)Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.

62.  (Ahzâb 33)  Andolsun, Allah'ın Resülünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

63.  (Ahzâb 21)  Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah'a ve Resülüne itaat edin.

64.  (Ahzâb 36) Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resülüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.

65.  (Ahzâb 70-71)  Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resülüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.

66.  (Zümer 53)De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

67.  (Fussılet,34-35)İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.

68.  (Şura 30) ᅠBaşınıza her ne musibet gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

69.  (Zuhruf 32)  Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.

70.  (Zuhruf 36) ᅠKim, Rahmân'ın Zikri'ni görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.

71.  (Hucurat 12) Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

72.  (Necm 38)Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.

73.  (Necm 39)  İnsan için ancak çalıştığı vardır.

74.  (Saff 2-3) Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.

75.  (Teğâbün 16) O halde, gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

76.  (Talak,2-3) …Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar.Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.

77.  (Tahrim 6) Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.

78.  (Meâric 19-21)ᅠŞüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.

79.  (Mutaffifin1-2-3-)Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!  Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

80.  (Hümeze 1-3) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.

ORTA OKULLAR İÇİN 80 HADİS

 

1-      Kur’anı okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir. (Müslim, Müsâfirîn, 252)

2-      İman, yetmiş küsür şubedir. Bunların efdali “Lê ilêhe illa’llah, (Allah’tan başka ilâh yoktur) ” sözü ve en aşağısı da yoldan eza verecek şeyleri kaldırmaktır. Hayâ da imandan bir şubedir.(Buhârî, Îmân, 3)

3-      Kuvvetli kimse demek,  güreşte başkalarını yenen değil, ancak öfke ânında kendine hâkim olandır. (Buhârî, Edep, 76)

4-      Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. (Buhâri, İlim, 11)

5-      Allah Teâlâ kıyamet gününde üç kişiyle konuşmaz, onları temize çıkarmaz, suratlarına bile bakmaz; üstelik onlar korkunç bir azaba uğrarlar. Bunlar; zina eden ihtiyar, yalan söyleyen hükümdar, kibirlenen fakirdir. (Müslim, İmân, 172)

6-      İnsanların  Peygamberlerden  öğrenegeldikleri  sözlerden biri de:  “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.(Buhârî, Enbiyâ, 54)

7-      Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.(Müslim, Îmân, 78)

8-      Birbirinize buğz etmeyin,  birbirinize haset etmeyin,  birbirinize arka çevirmeyin;  ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz. (Buhârî, Edeb, 57)

9-      Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız” buyurmuştur( Müslim, Zühd, 42)

10-  (İnsanı) helâk eden yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav): “Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmaktır.” Buyurdu ( Müslim, Îmân, 144)

11-  Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir.(Buhârî, Nafakât, 1)

12-  Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa, şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir  darlığa (musibete) uğrarsa, sabreder ve bu da onun için bir hayır olur. (Müslim, Zühd, 64)

13-  Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ancak o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. (Müslim, Birr, 33)

14-  İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.(Buhârî, Îmân, 39)

15-  Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden çok daha fazladır. (Müslim, Tevbe, 1)

16-  Allah, sabah veya akşam camiye giden kimseye, her gidiş-gelişi için cennette bir ikram hazırlar.(Müslim, Mesâcid, 285)

17-  Zulümden sakınıp kaçınınız. Çünkü zulüm, kıyamet gününde zâlime zifiri karanlık olacaktır. Cimrilikten de sakınınız. Çünkü cimrilik sizden önceki ümmetleri helâk etmiş, onları birbirlerinin haksız yere kanlarını dökmeye, haramlarını helâl saymaya sevk etmiştir.  (Müslim, Birr, 56)

18-  Kim bize silah çekerse bizden değildir. (Müslim, İman, 162)

19-  Bir adam, Peygamber (sav)’e: “Bana öğüt ver” dedi. Peygamber (sav)’de ona: “Kızma!” buyurdu. Adam dileğini bir kaç kez tekrar etti. Peygamber (sav)’de (her defasında ısrarla): “Kızma!” öğüdünde bulundu.  (Buhârî, Edeb, 76)

20-  Bedevînin biri, Mescid-i Nebevî’de küçük abdestini bozmuştu. Sahâbîler onu azarlamaya kalkıştı. Bunun üzerine Peygamber (sav)şöyle buyurdu:“Adamı kendi haline bırakın. Abdest bozduğu yere bir kova su dökün. Siz kolaylık göstermek için gönderildiniz, zorluk çıkarmak için değil.” (Müslim, Tahâret, 98)

21-  Bir şeyde Rıfk,(Kibarlık ve nezaket) bulunursa onu süsler, bir şeyde de Rıfk,(Kibarlık ve nezaket) bulunmazsa onu mutlaka çirkinleştirir.(Müslim, Birr, 78)

22-  Mü’min, bir (yılanın) deliğinden iki defa sokulmaz.(Buharî, Edeb, 83)

23-  Peygamberimiz (sav), bir adamın (diğer) bir adamı övdüğünü ve övmede de çok ileri gittiğini işitince: “Siz (adamı) helâk ettiniz veya adamın belini kırdınız” buyurdu. (Buhârî, Şehâdât, 17)

24-  Kalbinde zerre kadar kibir olan kimse cennete giremez. Sahâbînin biri: “İnsan elbise ve ayakkabısının güzel olmasını arzu eder” deyince Peygamberimiz (sav)şunları söyledi: “Allah güzeldir, güzeli sever. Kibir ise hakkı kabul etmemek ve insanları küçümsemektir.”( Müslim, Libâs, 43)

25-  Hayat şartları sizinkinden daha aşağı olanlara bakınız ( ibret alınız); sizden daha iyi olanlara bakmayınız (Haset etmeyiniz). Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir davranıştır. (Müslim, Zühd, 9)

26-  Adem oğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir vadi daha olmasını ister; onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah, tevbe edenin tevbesini kabul eder.  (Müslim, Zekat, 116)

27-  Dört huy kimde bulunursa, o adam tam bir münafıktır. Bir kimsede bu huylardan biri bulunursa, o huydan vazgeçinceye kadar onda münafığın özelliklerinden biri var demektir. Bu dört huy: Kendisine bir şey emanet edilince hiyânet eder.Konuşunca yalan söyler. Bir antlaşma yapınca sözünde durmaz. Düşmanlık yapınca da aşırı gider. (Buhârî, Îmân, 24)

28-  Kardeşine güler yüzle bakmaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği küçük görme! (Müslim, Birr, 144)

29-  Kim, cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmayı isterse, Allah'a ve âhirete inanmış olarak ölsün. Bir de başkalarına karşı, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa öyle davransın. (Müslim, İmâre, 46)

30-  Yaşlı olanların gönlü (kalbi) iki şeyde daima genç kalır: (Dünya) malına olan düşkünlük ve çok yaşama arzusu. (Buhârî, Rikak, 5)

31-  En makbul iyilik, baba dostunu koruyup gözetmektir. (Müslim, Birr, 11)

32-  Bir adam Peygamber (sav)’in yanına gelerek: “Hicret ve cihâd etmek üzere sana tabi olmak istiyorum. Bunların sevabını da Allah’tan dilerim.” dedi. Resûl-i Ekrem (sav): “Ana ve babandan hayatta olanlar var mı?” diye sordu. Adam: “Evet, her ikisi de hayatta” dedi. Resûlullah (sav) “Allah’tan sevap kazanmak istiyorsun değil mi?” diye sordu. Adam: “Evet” deyince:“Ana ve babanın yanına dön. Onlara iyi bak!” buyurdu. (Buhârî, Cihâd, 138)

33-  “Ey âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka olarak vermen senin için iyi; vermemen kötüdür. İhtiyacına yetecek kadarını elinde tutmandan dolayı ayıplanmazsın. İyiliğe, geçimini üstlendiklerinden başla. Veren el, alan elden üstündür. (Müslim, Zekât, 97)

34-  Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben şöyle yan yana bulunacağız” buyurdu ve parmaklarını bitiştirdi. (Müslim, Birr, 149)

35-  Kadın dört sebepten biri için nikahlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dindarlığı. Sen dindar olanı tercih et  ki bereket bulasın.  (Buhârî, Nikâh, 15)

36-  Hepiniz çobansınız ve her biriniz sorumluluğunuz altındakinden mesulsünüz. Devlet reisi, ülke halkının çobanıdır. Erkek, ev halkının çobanı; kadın da, evinin ve çocuklarının çobanıdır. Özetle hepiniz birer çobandır ve elinin altındakilerden sorumludur.(Buhârî, Itk, 18)

37-  Rızkının çoğalmasını, ömrünün uzamasını isteyen kimse, akrabasını kollayıp gözetsin. (Buhârî, Edeb, 12)

38-  Ey müslüman hanımlar! Hiç bir komşu hanım, komşusuna vereceği bir koyun paçası bile olsa (onu) küçük görmesin. ( Buhârî, Hibe, 1)

39-  Bir adam, insanlar helâk oldu, dediği vakit, o, onların en çok helâk olanıdır. (Müslim, Birr, 139)

40-  Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten kişi, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir.  (Buhârî, Edeb, 15)

41-  Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.(Müslim,Birr,66)

42-  İki kişinin arasını bulman, bir sadakadır. Bir kimseye bineğine binerken yardımcı olman veya yükünü hayvanına yüklemesine yardım etmen bir sadakadır. Güzel bir söz söylemek sadakadır. Namaza giderken attığın her adım bir sadakadır. Gelip geçenleri rahatsız eden bir şeyi yoldan alıp atman bir sadakadır.(Buhârî, Sulh, 11)

43-  Peygamberimiz(sav)   “Vallahi (gerçek manada) iman etmiş olamaz, vallahi (gerçek manada) iman etmiş olamaz, vallahi (gerçek manada) iman etmiş olamaz” buyurdu. “Kim iman etmiş olmaz ey Allah’ın Resûlü?” diye sorulunca, Resûlullah (sas): “Kötülüğünden, komşusunun emin olmadığı kimse” cevabını vermişlerdir.(Buhârî, Edeb, 29)

44-  Üç kimse Cennet ehlidir:1- Âdil ve başarılı olan idareci 2- Müslümanlara ve yakınlarına karşı yumuşak kalpli olan kimse 3- Durumundan şikâyetçi olmayan iffetli fakirdir. (Müslim, Cennet, 63)

45-  Peygamberimiz (sav)  “Gıybet nedir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashâb: “Allah ve Resûlü daha iyi bilir”  dediler. Resûlullah(sav):  “Kardeşini, hoşuna gitmeyen şeylerle anmandır” buyurdu. Birisi: “Dediğim şeyler kardeşimde varsa ne buyurursunuz?” dedi. Resûlullah (sav): “Söylediğin eğer onda varsa, onu gıybet etmiş olursun; yoksa iftira etmiş olursun, buyurdular.(Müslim, Birr, 70)

46-  Peygamber (sav), yüzüne damga vurulmuş bir merkebin gördü. Bunun üzerine; "Bu hayvanın yüzünü dağlayana Allah lânet etsin!" buyurdu.(Müslim, Libâs, 107)

47-  İnsana, kötülük olarak, Müslüman kardeşini küçük görmesi yeter. (Müslim, Birr, 32)

48-  İnsanların arasını bulmak için (aslında olmayan) hayırlı bir haberi götüren veya hayırlı söz söyleyen kimse yalancı sayılmaz.”  (Buhârî, Sulh, 2)

49-  Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle; cennet ise, nefsin istemediği şeylerle kuşatılmış. (Buhârî, Rikak, 28)

50-  Ölü tabuta konulup da insanlar onu omuzladığı zaman, eğer iyi bir kişi ise “Beni çabuk götürünüz, beni çabuk götürünüz!” diye seslenir. Eğer iyi olmayan biri kişi ise, “Eyvah!. Bu tabutu nereye götürüyorsunuz?” der. O cenâzenin sesini insandan başka her şey duyar. Eğer insan bu sesi duysaydı, bayılırdı.” (Buhârî, Cenâiz, 50)

51-  Yarım hurma vermek suretiyle de olsa, kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz. (Buhârî, Edeb, 34)

52-  Cennetlikler cennete girince,onlara şöyle seslenilir: Siz cennette ebediyyen yaşayacak, hiç ölmeyeceksiniz; hep sağlıklı olacak, hiç hastalanmayacaksınız; hep genç kalacak, hiç yaşlanmayacaksınız; hep nimet ve mutluluk içinde yaşayacak, hiç keder ve sıkıntı çekmeyeceksiniz.(Müslim, Cennet, 22)

53-  Sadaka vermek malı eksiltmez. Kul, başkalarının hatalarını bağışladıkça Allah da onun şerefini arttırır. Kim Allah için alçak gönüllü davranırsa, Allah da onu yükseltir. (Müslim, Birr, 69)

54-  İyilik, güzel ahlâktır. Günah ise, vicdanı rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir. (Müslim, Birr, 14)

55-  Kim, dinimizde olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez. (Buhârî, Sulh, 5 )

56-  Bir iyiliğe öncülük eden kimseye, o iyiliği yapanların sevabı gibi sevap vardır.(Müslim, İmâre, 133)

57-  Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz. (Buhârî, Îmân, 7)

58-  Kim bir karıştoprağı haksız olarak elde ederse, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.(Buhârî,Mezâlim, 13)

59-  Müslüman'ın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâmını almak, hasta iken ziyaretine gitmek, cenazesine iştirak etmek, davetine icabet etmek, aksırdığında “elhamdülillah” diyen kimseye ‘yerhamukellah’ demek.(Buhârî,Cenâiz, 2)

60-  Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır. (Buhârî, Edeb, 27)

61-  Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz ve iki cuma, aralarında (işlenecek küçük) günahlara keffârettir.  (Müslim, Tahâret, 14)

62-  Fakirleri kollayıp gözetiniz. Şüphesiz ki siz aranızdaki zayıflar sayesinde Allah’tan yardım görüp rızıklanırsınız. (Buhârî, Zekât, 10)

63-  Anne ve babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun (Müslim, Birr, 9)

64-  Başa gelen bir sıkıntı sebebiyle hiçbiriniz ölmeyi istemesin. Eğer ölümü istemek zorunda kalırsa şöyle desin: Allahım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece hayat ver. Ölmek benim için daha hayırlı olduğu zaman canımı al! (Müslim, Zikir, 10)

65-  Âdemoğlu, “malım, malım” deyip durur. Ey âdemoğlu! Yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka olarak verip sevap kazanmak üzere önceden gönderdiğinden başka malın mı var ki?(Müslim, Zühd, 3 )

66-  Kur’an okuyan müminin misali portakal gibidir. Kokusu güzel, tadı hoştur. Kur’an okumayan müminin misali hurma gibidir. Tadı hoş fakat kokusu yoktur. Kur’an okuyan münafığın misali reyhan otu gibidir. Kokusu güzel, tadı acıdır. Kur’an okumayan münafığın misali de Ebu Cehil Karpuzu gibidir. Tadı acı, kokusu da yoktur.(Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 17)

67-  Bakara suresinin sonundaki iki ayeti geceleyin kim okursa, o iki ayet ona (o gece) yeter.(Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 10)

68-  Allah, içtenlikle şehid olmayı isteyen kişiyi, yatağında ölse bile, şehidler mertebesine ulaştırır.(Müslim, İmâre, 157)

69-  Allah'a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hakk'ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete erdirmesi, en kıymetli dünya nimetlerinden olan, kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır.(Buhârî, Fezâilü'l-ashâb, 9)

70-  İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır. Şu üç şey bundan müstesnadır (sevap yazılmaya devam eder): Sadaka-i câriye (insanların yararlandığı yol, köprü, hastane, okul, cami, vb.), kendisinden faydalanılan  ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat.(Müslim,Vasiyyet, 14)

71-  “Resulullah (sav), iki şey arasında muhayyer kılındığında, günah olmadığı müddetçe, en kolay olanını tercih ederdi. Eğer günahı gerektiren bir şey olursa, ondan insanların en uzak duranı olurdu. (Buhari, Menâkib, 23)

72-  Namazınızın bir kısmını evlerinizde kılınız da oraları kabirlere çevirmeyiniz. (Buhârî, Salât, 52)

73-  Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan af dileyiniz.Zira ben ona günde yüz defa tövbe ederim. (Müslim, Zikir, 42)

74-  Ölüyü (kabre kadar) üç şey takip eder: Çoluk-çocuğu, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, biri kalır. Çoluk-çocuğu ve malı döner, ameli (kendisiyle) kalır. (Buhârî, Rikak, 42)

75-  Allah’a ve âhiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun; Allah’a ve âhiret gününe iman eden komşusunu rahatsız etmesin; Allah’a ve âhiret gününe iman eden misafirine ikram etsin. (Buhârî, Rikâk, 23)

76-  Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.(İbn Mâce, Dua, 11)

77-  Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır:Adil devlet başkanı,Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde büyüyen genç,Kalbi mescitlere bağlı müslüman, birbirlerini Allah için sevip, buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan, güzel ve mevki sahibi bir kadınınberaber olma isteğine "Ben Allah'tan korkarım" diye yaklaşmayan kişi, sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse,tenhada Allah'ı anıp göz yaşı döken kişi.(Buhari, Ezan, 36)

78-  Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın gazabı da anne ve babanın gazabındadır.(Tirmîzî, Birr, 3)

79-  Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir. (Tirmizi Birr, 15)

80-  Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebi ile ikramda bulunursa, Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder.(Tirmizi, Birr, 15)